MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis'te düzenlediği grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin konuştu. Konuşmasında bir çok konuya değinen Bahçeli, ABD'nin son günlerdeki politikalarına, İran'daki protestolara ve Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"Devlet hukuku çiğnerse çeteden organize suç örgütünden farkı kalmayacaktır."

Yaklaşık 5 milyar insan huzursuzluk sarmalında, çatışma ve savaşların odağındadır. Trump'ın söylediği sözler çivisi çıkan dünyanın halinden başka bir şey değildir. Hukuku yapan devlet hukuku çiğnerse çeteden organize suç örgütünden farkı kalmayacaktır. ABD Başkanının savunduğu, küresel çeteleşmedir. Şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayriahlaki, gayrihukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kuruluşlardan kademeli çekilen ABD'nin insanlığın sonunu hazırlayan senaryolar inkarı zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Venezuela komplesi yalnızca testtir.

"İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapanların hüviyetleri bellidir."

İran’da para birimi riyalin rekor düzeyde değer kaybetmesinin ardından, başkent Tahran’daki tarihî Kapalıçarşı esnafının 28 Aralık 2025 tarihinde başlattığı protestolar, 16. gününde kitleleşerek ülke geneline yayılmıştır. Bu anlatılanlar, madalyonun yalnızca bir yüzüdür. Diğer yüzü ise İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat faaliyetleri; emperyalist provokasyonlar, kumpaslar ve tertiplerdir. Mühim olan, dikkatle tefrik ve tefsil edilmesi gereken husus da işte bu yüzdür. İran’daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. İran'ın huzursuzluğu Türkiye'yi tehdit etmektedir. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapanların hüviyetleri bellidir. Tehdit son derece tanıdıktır. Gezi parkı olayındaki benzerlikler üzerinde dikkat çekmek gerekir.

"Mazlum adlı terörist siyonizmin yandaşıdır"

Halep'teki çatışmalar çok düşündürücüdür. PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. SDG'nin de akıbeti aynı olmalıdır. SDG ve YPG bundan bağımsız değildir olması da mümkün değildir. Mazlum adlı terörist siyonizmin yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır. PKK'nın kurucu önderine saygısız ve sadakatsizdir.

"Suriye'nin orasına, burasına yuvarlanan siyasi siyonist alçaklık, suyu bulandırmak, iç bütünlüğü yıkmak, iç bölümleri kışkırtmak için her yola tevessül ve teşebbüs halindedir" ifadelerini kullanan Bahçeli, YPG için "yanlış, üstüne yanlış yapmıştır" dedi. Bahçeli, "Halep oradaysa arşının Şam'da olduğu netleşmiştir. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır" ifadelerini kullandı.

"DEM Parti'nin açıklamaları üzücü ve sorunlu"

Hiç kimse bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır. Acısı bizim acımızdır. DEM Parti yetkililerinin, 'Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları SDG ve YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir. 'Terörsüz Türkiye'nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılıyorken birdenbire Halep gerekçesiyle sokağa sokaklara dökülmek sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır'dan İstanbul'a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek, hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bilinmelidir ki Türk'ün kanı Kürt'e, Kürt'ün kanı da Türk'e haramdır. Çünkü biz kardeşiz, biz kader ve keder ortağıyız.

"Kurucu önderinden başkası muhatap değildir."

Muhatap bellidir. PKK'nın kurucu önderinden başkası asla değildir. DEM Parti'nin, Türkiye partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum. Fakat bu parti Türkiye'nin partisidir ve bu haliyle Türkiye'ye parmak sallaması asla ve kat'a meşhur, masum ve makul görülemeyecektir. Halep'te sükunetin tesisi sevindirici bir gelişmedir. Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğü muhakkak korunmalıdır.

"YPG'nin muhatabı Suriye'dir"

SDG, YPG'nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti'dir. Nihayet 10 Mart Mutabakatı'nın zamanı olsa da karşılıklı uzlaşma, yapıcı görüşme ve müzakerelerle İmralı'nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır. Tarih ve coğrafyayı birbirine bağlayarak barış kuşağının sıcaklığı milletimizin ve bölge haklarının bahtını ve yolunu açacaktır. İnancımız, irademiz, ümidimiz ve hedefimiz de bu şekildedir.