Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı "İstatistiklerle Aile 2025" raporu, Türkiye’de geleneksel aile yapısının son yıllarda önemli değişim geçirdiğini ortaya koydu.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2014 yılında yüzde 13,9 olan tek kişilik hane oranı, 2025 itibarıyla yüzde 20,5'e yükseldi.
Tek başına yaşayanların en yoğun olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane oldu. Gümüşhane'yi Tunceli ve Giresun izledi.
Yalnız yaşam oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,5 ile Batman olarak kaydedildi. Diyarbakır ve Van da listenin alt sıralarında yer aldı.
Çekirdek aile modeli geriliyor
Rapora göre çekirdek aile ve geniş aile oranlarında da düşüş yaşandı.
2014 yılında yüzde 67,4 olan çekirdek aile oranı 2025’te yüzde 62,7’ye geriledi. Geniş aile oranı ise aynı dönemde yüzde 16,7’den yüzde 13,5'e düştü.
Aile bağı bulunmayan bireylerin birlikte yaşadığı hanelerin oranı ise yüzde 2,1'den yüzde 3,3’e yükseldi.
Tek çekirdek aile oranının en yüksek olduğu il yüzde 70,5 ile Gaziantep olurken, Şanlıurfa ve Diyarbakır üst sıralarda yer aldı.
Doğurganlık hızı kritik eşik altına indi
TÜİK verilerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2024 itibarıyla 1,48’e düştü.
2001 yılında 2,38 seviyesinde olan oran, yıllar içinde gerileyerek nüfusun kendini yenileme seviyesi kabul edilen 2,1 eşiğinin altına indi.
Uzmanlar, doğurganlıktaki düşüşün uzun vadede yaşlanan nüfus, küçülen iş gücü ve sosyal güvenlik sisteminde baskı gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Gençler aile evinden ayrılamıyor
Ekonomik sorunların gençlerin yaşam tercihlerini doğrudan etkilediği de rapora yansıdı.
25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş 3 milyon 502 bin kişinin yaklaşık yüzde 70’inin anne ve babasıyla yaşamayı sürdürdüğü belirlendi.
Artan kira fiyatları, yüksek yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin evlilik yaşını yükselttiği, aile kurmayı zorlaştırdığı değerlendiriliyor.
Yaşlı nüfusta yalnız yaşam arttı
Türkiye’de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı açıklandı.
Toplam hanelerin yüzde 26,1’inde 65 yaş ve üzeri en az bir kişinin yaşadığı belirtilirken, uzmanlar yalnız yaşayan yaşlı nüfustaki artışın sosyal izolasyon ve bakım sorunlarını büyütebileceğine dikkat çekiyor.
Yoksulluk oranı yüzde 20,6
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre 2025 yılında yoksulluk oranı yüzde 20,6 olarak hesaplandı.
Geniş ailelerde yoksulluk oranı yüzde 27,1 ile en yüksek seviyede ölçülürken, nüfusun yüzde 27’sinin kiracı olduğu belirtildi.
Ayrıca nüfusun yüzde 28,8’inin sızdıran çatı, nemli duvar ve çürümüş pencere gibi konut sorunları yaşadığı, yüzde 27,9’unun ise yeterince ısınamadığı kaydedildi.
Aile hâlâ en büyük mutluluk kaynağı
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre vatandaşların yüzde 69’u kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade etti.
Aileyi yüzde 15,6 ile çocuklar takip ederken, eş, anne-baba ve torunlar da mutluluk kaynakları arasında üst sıralarda yer aldı.





