Gündem

ABD’nin İran planı tartışma yarattı: Pentagon'da kaygı, Trump'tan yalanlama

ABD'nin İran’a yönelik askeri hazırlıkları tartışma yaratırken, Pentagon içinde kaygılar öne çıktı; Donald Trump ise savaş planı iddialarını reddetti.

Donald Trump, İran'la olası bir askeri çatışmaya ilişkin haberlerin "yanlış yazıldığını" savundu. Savaşa girme kararının yalnızca kendisine ait olduğunu söyleyen Trump, anlaşmayı tercih ettiğini belirtti. Ancak "Anlaşma olmazsa İran için çok kötü bir gün olur" sözleriyle sert mesaj verdi.

Trump ayrıca ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in savaşa karşı çıktığı yönündeki haberleri de reddetti.

Pentagon’da uzun savaş kaygısı

Amerikan basınına yansıyan değerlendirmeler, Pentagon içinde İran’a yönelik geniş çaplı bir operasyonun uzun süreli savaşa dönüşebileceği endişesinin bulunduğunu gösteriyor.

Bu tür bir senaryonun ABD askerî kayıplarını artırabileceği ve mühimmat stoklarını zorlayabileceği belirtiliyor.

Askeri seçenekler masada

ABD yönetiminin İran'a karşı seçenekleri sınırlı hava saldırılarından günler sürebilecek kapsamlı bir hava kampanyasına kadar uzanıyor. Kaynaklar, böyle bir operasyonun kontrolü zor bir çatışma sarmalına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Buna rağmen Washington'un 2003’ten bu yana bölgede görülmemiş düzeyde askeri yığınak yaptığı ifade ediliyor.

Diplomasi görüşmesi planlanıyor

ABD heyeti ile İran temsilcilerinin İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya gelmesi planlanıyor. ABD tarafı görüşmeleri "son şans" olarak nitelendirirken, askeri hazırlıkların sürmesi diplomasinin baskı aracı olarak kullanıldığı eleştirilerini artırıyor.

İsrail faktörü tartışılıyor

Değerlendirmelerde, olası bir saldırının ilk aşamasında İsrail'in doğrudan müdahalesinin sınırlanabileceği, ancak İran’ın karşılık vermesi durumunda Tel Aviv yönetimine destek verilebileceği iddiaları yer aldı.

Gerilim düşmüyor

Son haftalarda artan askeri sevkiyat ve sert açıklamalar, Washington’un gerilimi düşürmek yerine yükselten bir rol oynadığı yorumlarına neden oluyor. Tahran ise nükleer programı üzerinden baskı kurulmasını “bahane üretme” olarak değerlendiriyor ve olası bir saldırıya karşılık vereceğini vurguluyor.

Ortaya çıkan tablo, ABD'nin askeri seçenekleri masada tutmaya devam ettiğini ve bölgenin yeni bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.