İnsan Hakları Derneği ile kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" talebiyle düzenlenen barışçıl anma eyleminde 1990’lı yıllarda yaşanan gözaltında kaybetme vakalarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Açıklamada, Mehmet Mehdi Akdeniz, Cüneyt Aydınlar ve Mehmet Nezir Duman’ın akıbetlerinin hâlâ açıklığa kavuşturulmadığına dikkat çekilirken, 33 yıl önce yaşamını yitiren Mehmet Tekdağ’ın faillerinin de ortaya çıkarılması çağrısı yapıldı.

Cüneyt Aydınlar'ın akıbeti soruldu

Bu haftaki anmada, 20 Şubat 1994’te İstanbul Bakırköy’de gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Cüneyt Aydınlar’ın dosyası hatırlatıldı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi olan Aydınlar’ın, Terörle Mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındığı ve daha sonra kendisinden haber alınamadığı belirtildi.

Birlikte gözaltına alınan kişilerin beyanlarında, Aydınlar’ın ağır işkence gördüğü ve gözaltında tutulduğu süre boyunca hayatta olduğunun ifade edildiği aktarıldı. Resmî kayıtlarda ise "kaçma" iddiasının yer aldığı, ancak dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı hatırlatıldı.

Mehmet Mehdi Akdeniz dosyası gündemde

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen 213'üncü hafta eyleminde ise 1995 yılında gözaltında kaybolan Mehmet Mehdi Akdeniz'in akıbeti gündeme getirildi. Açıklamada, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde düzenlenen askeri operasyon sırasında Akdeniz’in gözaltına alındığı, daha sonra farklı jandarma birimlerine götürüldüğü ve kendisinden bir daha haber alınamadığı ifade edildi.

Ailenin iç hukuk yollarından sonuç alamaması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduğu, AİHM’in Türkiye’yi yaşam hakkının ihlali ve etkili soruşturma yürütülmemesi gerekçesiyle mahkûm ettiği hatırlatıldı.

Diğer kayıplar da anıldı

Açıklamalarda ayrıca, Mehmet Nezir Duman'ın akıbetinin hala bilinmediği vurgulanırken, 33 yıl önce yaşamını yitiren Mehmet Tekdağ’ın faillerinin de bugüne kadar ortaya çıkarılmadığı belirtildi. Kayıp yakınları, tüm bu dosyaların etkili biçimde yeniden ele alınmasını istedi.

"Hakikat ve adalet talebi sürüyor"

İHD adına yapılan değerlendirmede, gözaltında kaybetmelerin insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı belirtilerek, bu dosyalarla ilgili etkili ve bağımsız soruşturmaların yürütülmesi çağrısı yinelendi. Açıklamada, hakikat ve adalet talebinin sürdürüleceği vurgulandı.